1.BÖLÜM: ‘ANISI KALAN AŞKLAR VE ADI HİÇ ÖYLENMEMİŞ ADAMLAR

yazar:

kategori:
Responses : 0
0
Please leave a feedback on thisx

1.BÖLÜM: ‘ANISI KALAN AŞKLAR VE ADI HİÇ ÖYLENMEMİŞ ADAMLAR

0
Please leave a feedback on thisx

Bir gün karşıma çıktığında sarsılacağımı biliyordum ama şimdi bu ansız karşılaşmanın beni böyle yerle bir edeceğinden haberim yoktu.

0
Please leave a feedback on thisx


O bana baktı, ben ona…

0
Please leave a feedback on thisx


Yıllar geçmişti ve geçen yıllar şimdi acımasızca önüme serilmişti. Geçen yıllarla beraber oturmuş yüz hatları daha belirgindi. Daima karışık olan dalgalı, açık kahverengi saçları şimdi biraz daha kısaydı, giyimi değişmişti, elinde siyah deri bir çantayla beraber pembe kartondan bir dosya tutuyordu. Beni gördüğü ilk anda siyah, parıldayan deri ayakkabısıyla aniden tökezlermişçesine duraksadığında uzun uzun yüzümde gezinen bakışları parmağımdaki alyansa kayarken parmaklarım istemsizce içe doğru büküldü. Aramızda tahminen iki üç metre kadar bir mesafe vardı. Karnıma tekme yemişim gibi bir hisle yutkundum.

0
Please leave a feedback on thisx

‘Seni böyle arkasında bırakıp gitti işte! Ne sanıyordun, senin gözünün yaşına kıyamayıp kalacak mıydı? Ne sanıyordun, sen kaldırıma diz çökmüş gitme diye ağlarken kalacak mıydı seninle?’

0
Please leave a feedback on thisx


Başını kaldırmasıyla koyu kahve gözleriyle bir kez daha göz göze geldik. Âdem elması usulca aşağı indiğinde ne yapacağımı bilemeyerek kalakalmıştım. Onun da benden farkı yoktu. Siyah takım elbisesinin ona verdiği saygın imajla kusursuz görünüyordu. Gözleri gözlerimde o kadar uzun müddet oyalandı ki kalbimi titreten geçmişin sızısı boğazıma tırmanarak bir yumru gibi orada kaldı. Kirpik diplerime dolan öyle bir acı ki gözlerinden başka hiçbir şeye bakamadım. Kırgınlık dudaklardan taşmıyordu. Nefret, öfke…hepsi kalbime aynı anda dolmuştu.

0
Please leave a feedback on thisx

‘Bunun gibi korkak adamlara kıyamayıp herkesi karşına alırsan böyle acınacak hâle düşersin, neyin var neyin yok alır elinden…’

0
Please leave a feedback on thisx


Sadece birkaç adım gerisinde dikilen “Savcı Bey, bu taraftan,” diyen adamla bakışları usulca benden ayrılıp da ona döndüğünde hafifçe başını salladı ve bana bir kez daha göz ucuyla bakarak ağır bir şekilde yutkunup dumura uğramış bir ifadeyle adamın peşine takıldığında elim buz gibi olan alyansıma gitti. O gözden kaybolana dek arkasından bakıp alyansımla oynaya oynaya yürümeye başladığımda kafamın içi doluydu. Bir anda zihnim geçmişin kapısından içeri girmişti, tüm her şey eksiksiz bir şekilde zihnime dolmaya başlamıştı.

0
Please leave a feedback on thisx


‘Ah benim kafasız kızım, aptal kızım! Demedim mi sana o adamdan bir şey olmaz diye? Baban öldürecek seni, öldürecek.’

0
Please leave a feedback on thisx


‘Eğer şimdi gidersen bizden bir şey olmaz bir daha…’

0
Please leave a feedback on thisx


‘Yoruldum. Benim artık seni yanıma almak için tüm dünyayı karşıma alacak hiç gücüm kalmadı. Senin istediğin gibi olsun, onların istediği gibi olsun. Bundan sonrasında karşıma çıkan her şeyi sadece sessizce kabulleneceğim. Herkes bunu bir vazgeçiş sayacak ama bu senin yenilgin. Beni bir daha asla kazanamayacaksın.’ Burukça gülümsedim. ‘Çünkü ben bir
daha asla senin için savaşmayacağım.’ Gözümden akan yaşlara inat gülümsemeye devam etmeye çalıştım. ‘Hayatımda bir daha asla seni seçmeyeceğim. Eğer olur da bir gün seni seçmem gerekirse…olur da seçersem, o gün kendimden vazgeçeceğimden emin olabilirsin.’

0
Please leave a feedback on thisx


‘Evleneceğim…onunla.’

0
Please leave a feedback on thisx


Evin önüne geldiğimde anahtarı kilit yerine yerleştirerek kapıyı araladım. İçeride derin bir sessizlik vardı. Kapıyı arkamdan kapatarak yürümeye başladığımda mutfağa doğru ilerliyordum ki, hissettiğim varlığıyla beraber irkilerek kafamı o tarafa çevirdim.

0
Please leave a feedback on thisx


“Oo, gelebilmişsin,” diye mırıldandı oturduğu yerden, parmağını içki bardağının kenarında gezdiriyordu. Bacağının birini diğer dizini üstüne atmıştı. Gömleğinin düğmeleri sonuna kadar açıktı. “Evin yolunu kaybettin sandım.” Ona cevap vermeden mutfağa doğru yürümeye başladığımda yeniden konuştu. “Eski aşığınla karşılaşmak nasıldı?” Sözleriyle irkilerek olduğum yerde durduğumda keskin, delici bakışlarını sırtımda hissediyordum. Cevapsız kalarak yürümeye devam etmemle bardağın yere çarpma sesiyle beraber bir hışımla yerden
kalkışını ve buraya doğru gelişini adım adım hissettim. Sertçe kolumdan yakalayarak beni kendine döndürdüğünde öfkeyle soluyordu.

0
Please leave a feedback on thisx


“Neredeydin?” Oldukça ciddi bir şekilde çıkan tok sesiyle kolumu ondan çekmek istesem de buna izin vermeyerek daha sıkı asılıp kendine doğru  çekerek yüzüme baktı. “Neredeydin dedim sana? Yoksa neredeydiniz mi demeliyim? Söylesene, bu saate kadar onunla mıydın?” Sessizliğimle daha çok öfkeleniyordu.

0
Please leave a feedback on thisx


“Yine kafanda kurmuşsun.”

0
Please leave a feedback on thisx


“Kafamda kurmuşum öyle mi?” diye hırladı sinirle. “Neredeydiniz dedim sana? Bu saate kadar neredeydiniz?”

0
Please leave a feedback on thisx


“Bunu neden yapıyorsun?” diye mırıldandım çaresizce gözlerine bakarken. “Sadece bir tesadüftü.”

0
Please leave a feedback on thisx


“Sadece bir tesadüf?” Bakışları hızlı hızlı gözlerimin içinde dolanırken kendi kendine başını sallıyordu. “Tesadüf…” Sahte bir gülüşle başını iki yana salladı. “Kötü tesadüf.” Kolumu bırakarak elini saçlarına götürüp tıslar gibi bir gülüşle kendi etrafında döndükten sonra karşıma geçerek ellerini beline koydu. “Ne yaptınız? Eski duyguların mı depreşti? Ona nasıl deli gibi aşık olduğun anları mı hatırladın!” Bağrışı evde yankılanırken bunca zamandır sıktığım için kaskatı olan çenem titredi.

0
Please leave a feedback on thisx

“Söylesene!” diye bağırdı şiddetle. Göğsü öfkesinden hızla inip kalkıyordu. Çattığı kaşlarıyla bir canavar gibi üzerime gelirken beni sarsarak kolumu tuttu. “Söyle, onu görür görmez kollarına mı atıldın ha? Yoksa onunla karşılaşmak için bilerek mi gittin oraya!” Onun sarsışlarının arasında buz gibi olan bedenimle hiçbir tepki vermeden gözlerinin içine bakmaya devam ediyordum. “Söylesene! Bundan öncesi de mi var? Evde olmasaydım geceyi onunla mı geçirecektin?” Titreyen kirpiklerimden bir damla yaş aktı.

0
Please leave a feedback on thisx


“Ben senin karınım!” diye bağırdım öfkeyle, “Senin karınım! Ben Ahu Naren Mehan’ım!” Elimi havaya kaldırarak alyansımı gösterdim. “Ben bunun içinde senin adını taşıyorum!” Burnundan soluyarak sahteden güldüğünde gözlerine çöken hüzün ruhumu yaralayacak kadar belirgindi. Kaldırdığım elimdeki alyansıma inen bakışlarını bir süre orada tuttu, sonrasında yüzünü saran tuhaf bir ifadeyle gözlerime baktı.

0
Please leave a feedback on thisx


“Ben orada değil,” diyerek işaret parmağını kalbimin ortasına yasladı, “Burada olmak istiyorum.”

0
Please leave a feedback on thisx


“Biliyordun,” dedim gözyaşlarımı tutmaya çalışarak,” Biliyordun, buna rağmen evlendin benimle!”

0
Please leave a feedback on thisx


“Biliyordun,” dedi benim aksime kırgın bir sesle, “Biliyordun ve sen de buna rağmen evlendin benimle!” Bakışlarım önüme düştüğünde aramızda kısa bir sessizlik oldu. “9 yıl oldu Ahu! Bitir artık şu yasını! Göm cenazeni!” Sesinde uzun zaman sonra ilk defa bu kadar derin bir his sezdim. “Ben burada bir yerde seni hep bekliyorum diye bu kadar acımasız olma!” Bir hışımla dönüp kapıyı çarpıp çıktı. Düşüncelerimle savrulup dururken ruhumu sarsan hislerle ağırca yutkundum. İnsan en sevdiği tarafından hayal kırıklığına uğradığında boğazına bir sürü kelime diziliyordu da hiçbiri can bulup çıkmıyordu ağzından.

0
Please leave a feedback on thisx

Salonun ortasından yürüyerek boylu boyunca uzanan cama doğru ilerlediğimde, verandada kulağındaki telefonla hararetle konuştuğunu gördüm.
Geniş sırtı bana dönüktü, uzun boyuyla bahçe salıncağını gölgede bırakıyordu. Bir eliyle gömleğinin önünü alel acele ilikleyerek bu tarafa doğru döndüğünde göz göze geldik. Kalbimi sancılar içinde bırakan bir andı. Koyu yeşil gözleri bir mercan gibi parlayarak gözlerimin en içine dokunduğunda kulağındaki telefonu indirerek cebine attı. Aramızda sadece bir cam vardı ama aslında aramızda bir an vardı, o an aşılamıyordu.

0
Please leave a feedback on thisx


“Naren kanka fizik notlarını çıkardın mı?” Oturduğum bankın tepesinde gözlerimi ondan çekemeyerek sesin sahibine bakmadan “Eh, sayılır, biraz işte,” diye mırıldanırken onun gözleri gözlerimi bulmuştu. Ela harelerinin parlaklığını buradan bile görebiliyordum. Dağılmış üstü başıyla okula yeni giriyordu. Merdivenleri çıkmadan hemen önce beni fark ettiğini belli etmek ister gibi göz göze geldiğimiz ilk anda kaşlarını yukarı kaldırarak hoş bir yüz ifadesi takınmıştı. Yağmur kolumu dürtükleyerek kısık tutmaya çalıştığı sesiyle beni
kendine döndürmeye çalıştı.

0
Please leave a feedback on thisx


“Bana bak, ne oluyor, hayırdır?” Bakışlarımı yere indirdim.

0
Please leave a feedback on thisx


“Acaba bir bana mı böyle geliyor diyorum ama,” diye kendi kendime fısıldayarak ona doğru döndüm. Güneş vurduğu için gözlerim kısılmıştı. “Bakışları bir başka değil mi sanki?” Böyle olmasını istediğimden mi yoksa zaten böyle olduğundan mı böyle düşündüğümü bilmiyordum. O an tek bildiğim şey bana bakan gözlerinin parladığıydı. Yağmur dudağının kenarında bir gülümsemeyle bana uzunca baktı.

0
Please leave a feedback on thisx


“Bir başka baktığı doğru…” Ufak bir nefes vererek bakışlarını futbol sahasında bir noktaya dikti. Yüzü düşmüştü. “Ama gel gör ki bunda ısrar ediyorsun.” Topun peşinde koştururken koyu kahve dalgalı saçları karmakarışık bir hâl almıştı. Ona baktığımı fark etmiş gibi gözlerini bana diktiğinde heyecanla ellerimi kaldırıp salladım. Heyecanımı kendine pay edinmeden, ufak bir tebessümle kafasını sallayıp topa döndü. Düşen yüzümü toparlamak
adına başımı çevirdiğimde bir çift ela gözün hâlâ bende olduğunu fark ettim. Gözleri biraz önceki parlaklığını yitirmişti. Bu mesafeden bile hissedebildiğim bir duyguyla bakıyordu.

0
Please leave a feedback on thisx


Hüzünle…

0
Please leave a feedback on thisx


Camın ardındaki ela bakışlarında taşıdığı şey aynı hüzündü. Bir adım daha atarak sürgülü camı sola kaydırarak yanına çıktım. Aramızda birkaç adım vardı. Yaz akşamının serinliği tenimizi yalayıp geçerken suskunlukla birbirimize baktık. Her şeye rağmen bırakıp gitmemişti.

0
Please leave a feedback on thisx


“Özür dilerim,” diye mırıldandım ve ellerimi iki yanımda sıkarken bakışlarımı yere indirdim. “Gözlerinin parlaklığına değmediğim için.” Sustu, bir şey söylemedi. Birkaç dakika sonra beni kendine çekerek geniş göğsüne yasladığında ellerim sırtında yer bulmadı ama yüzüm göğsünde gözyaşlarına boğuldu. Beni sıkıca sarmalayıp göğsüne bastırarak başını saçlarıma
yaslayıp öptü.

0
Please leave a feedback on thisx


“Gözyaşların bile değilim,” diye konuştu tekdüze bir sesle. “Bana ağlamıyorsun bile.” Burnumu çektim.

0
Please leave a feedback on thisx


“Kendime,” dedim boğuk bir sesle, “Kendime ağlıyorum ben.” Saçlarımı okşayarak yüzümü göğsünden ayırarak gözlerime baktı.

0
Please leave a feedback on thisx


“Ağlama.” Yutkunduğunda âdem elmasını rahatlıkla izleyebildim. Sesi ağırlaştı, hissettim. “Ağlama.” Dudaklarımı birbirine bastırarak başımı salladım. Aramızda bilinmez bir an oluştu. Ağzımda kuruyan kelimelerle ona bakmaya devam ettim. Ne bir adım daha attı ne de ben. Aramızda hâlâ birkaç adım vardı. Ama asıl mesafe, çok daha eskilerde açılmıştı. O sırada rüzgâr hafifçe saçlarımı savurdu. Kalbimi bir mengene gibi sıkan hislerimle yutkundum. Konuşamayacağımı anlayarak kendisi devam etti.

0
Please leave a feedback on thisx


“Lisede de böyleydin. Ona sessizce baktığında ben senin neler hissettiğini avucumun içi gibi bilirdim,” diyerek gözlerini yukarı dikerek uzunca bir müddet orada tuttu. “Adım,” diye başladı boğuk bir sesle, benden sakındığı gözleri hâlâ yukarıdayken. Yüzündeki acıyı anlayabiliyordum. Biraz sonra ela gözlerini gözlerime indirdiğinde dudaklarının kenarında buruk bir tebessüm belirdi. “Adım bir kez bile çıkmadı dudaklarından…” Şişmiş gözlerimle
ona baktım.

0
Please leave a feedback on thisx


“Neden hâlâ beni seviyorsun?”

0
Please leave a feedback on thisx


“Asıl sen,” dedi kaşlarını çatmış bir şekilde sinirle. Kelimelerini seçmekte zorlanıyor gibiydi, aynı zamanda da bunu anlayamıyormuşçasına yüzünü buruşturmuştu. “Beni sevmek neden bu kadar zor! Beni neden sevemiyorsun, neden, neden?” Öfkesinden burun kanatları genişlemiş, boynundaki damarlar belirginleşmişti. “Çünkü unutmadın onu! Unutamadın!” Çıldırmış gibiydi. “O seni terk etti ama sen aptal gibi onu unutamadın! Söyle, sen seni terk eden korkak bir adamı 9 yıldır neden unutamadın?” Göğsü hınçla inip kalkıyordu. “Bir kere ya, bir kere Ahu şu evde güldün mü bana ya? Hadi hiç sevmedin de bir kere olsun seni sevmeme izin verdin mi?” Gözlerim dolu doluydu, dediklerinde hiçbir yanlış yoktu, sadece sustum. Onu unutamadığım doğruydu, ama bu sevdiğimden miydi? Hayır, ona kusamadığım bir nefretim vardı, bu yüzden içimde güçlü bir kin tutuyordum.

0
Please leave a feedback on thisx


“Lütfen,” diye mırıldandım acıyla, “Lütfen yapma.”

0
Please leave a feedback on thisx


“Eğer,” dedi bugün bin kere düğümlenen boğazıyla, “Eğer gideceksen beni sevmediğin için git, ama sakın onun seni daha çok sevdiğini düşünüp de gitme!” Güçlükle yutkunduktan sonra eli alyansına gitti. Yüzündeki çaresizlik barizdi. “Seni yıllar sonra bile tek bir bakışıyla yıkan o herifle yarışamam ben.” Gözlerime bakmadı, kırgındı. Çıkardığı alyansı buz gibi soğukluğuyla beraber elime tutuşturduğunda birkaç saniye öylece durdu. Parmak uçları
soğuktu, elleri ise titriyordu. Donup kaldım, tek bir şey diyemedim. Ama sanki her şeye rağmen bir şey diyeyim istedi, fakat sonunda aramızda süren acımasız sessizliğe dayanamayıp kırgın bakışlarını son bir kez gözlerime değdirerek çekip gitti.

0
Please leave a feedback on thisx

Devam edecek.

0
Please leave a feedback on thisx

Zehra.✨🤍

0
Please leave a feedback on thisx


0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Responses (0)
cancel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0
Would love your thoughts, please comment.x