2.BÖLÜM: ‘YASLI ANLAR VE UNUTANLAR’

yazar:

kategori:
Responses : 0

Sonra bir şehir geçiyor insanın üstünden; sokaklarında binlerce anı, caddelerinde hep bir veda gözyaşı.

0
Please leave a feedback on thisx

Bu bir yas mı, bu bir ağıt mı?

0
Please leave a feedback on thisx

Yarım kalan aşklar insanı yıllar sonra bile bu kadar ağlatır mı?

0
Please leave a feedback on thisx

Şimdi elimde bir alyansla dikildiğim bu çimlerin üstünde, gözümden düşen yaşlarla titreyen dudaklarımı birbirine bastırarak bahçe aydınlatmasının yetemediği karanlığa gözlerimi diktim. Bu soğuk…bu karanlık…benim hapsolduğum o an gibi hep. Gitmesin diye bacaklarına kapandığım bir adamdan geriye kalan bu hâlim. Bir zamanlar öyle çok ağladım ki şimdi gözyaşlarım kendimden bile sakınırcasına gözlerimden akıp gidiyordu. Kalbimi bağlayan bir katran var sanki, o karanlıktan hiç kurtulamıyorum.

0
Please leave a feedback on thisx

Onunla karşılaştığımda hatırladığım şey sevgi değil; bir yarım kalmışlık, bir kırgınlık, bir hayal kırıklığı, bir hınç..

0
Please leave a feedback on thisx

Beni çok sevdiğini söylediği bir anda terk edip gitti beni. O gittiğinde yataklara düştüm, bir sürü psikolojik ilaç kullandım, yıllarca toparlanamadım. Beni terk etmesini değil, beni bir sürü güzel şeye inandırıp da gitmesini bir türlü kaldıramadım.

0
Please leave a feedback on thisx

Mercan…

0
Please leave a feedback on thisx

O ise hep buralarda bir yerdeydi; Baktığım, gittiğim, duyduğum, olmasını istediğim bütün anlarda.

0
Please leave a feedback on thisx

Bu gece o alyans avucumda değil boğazımdaymış gibi ağırdı. Ne kadar bastırsam da içimdeki çığlığı susturamıyordum. Elimde tuttuğum şey bir evliliğin değil, hiç yaşanmamış bir sevginin ağırlığıydı. Her şeye rağmen evlenmiş iki insanın yüzükle mühürlenmiş suskunluğuydu. Avucuma bastırdığım yüzükle beraber burnumu çekerek salona geçerek camın sürgüsünü çekerek kapattım ve yukarıdaki yatak odasına çıktım. Işığı yaktığım geniş odanın ortasındaki kocaman yatağın yanından geçerek perdeyi çekmek için yürüdüğümde, camdan Mercan’ı gördüm. Elim perdede asılı kaldı.

0
Please leave a feedback on thisx

Kalçasını arabaya yaslamış, uzun bacaklarını ise birbiri üzerinde çaprazlayarak sigarasını içiyordu. Işığın yanmasından olsa gerek ki bakışlarını hızla buraya çıkarttığında göz göze geldik. Kelimeler bir kez daha boğazıma dizildi.

0
Please leave a feedback on thisx

Bu nasıl sevmekti böyle?

0
Please leave a feedback on thisx

Gitmemişti, gidememişti.

0
Please leave a feedback on thisx

“Gitmemiş,” diye mırıldandım şaşkınlıkla. Bakışlarının hareketlenen dudağıma indiğini fark ettim. Ben başka bir adamın yıkımının altındayken bile o hiç gitmedi, bu gece bu gerçek beni bir kez daha sarstı. Sevilmeyişine, ikinci adam oluşuna, dudaklarımdan dökülecek ismine muhtaç oluşuna rağmen hep kaldı. Avucumda duran perdeyi sıktım. Ne olurdu… ne olurdu sanki sevdiğim o adam bu adam olsaydı. Bana öyle bir baktı ki; ben hep kalırım ama bir kere de sen gitme de der gibi baktı. İlk kez bu raddeye gelmişti ve ben ilk kez böyle garip duygulara sürüklenmiştim.

0
Please leave a feedback on thisx

Ne kadar süre camın önünde dikildim bilmiyorum ama o bundan vazgeçmeden saatlerce beni izledi. Boğazımda düğümlenen hislerle sol avucumun içine hapsettiğim alyansını sıktım. Kalbim ağrıyordu. Benden boşanacak mıydı? Hakkıydı, aramızdaki her şeye rağmen evlenmişti ama buna rağmen kalmak istemeyebilirdi. Telefonunu çıkararak ekranında bir şeyler yapıp kulağına götürmesiyle eş zamanlı olarak telefonum çalmaya başladı. Şaşkınlıkla ekranına baktığımda beni aradığını gördüm. Yavaşça açarak kulağıma götürdüm.

0
Please leave a feedback on thisx

“Uyu hadi, bekleme,” dedi düz sesiyle.

0
Please leave a feedback on thisx

“Sen…gelmeyecek misin?” dedim kalbimi boğan hislerle savaşırken. Duraksadı.

0
Please leave a feedback on thisx

“Gelmeyeceğim.” Sesi netti, gözlerimi kırpıştırdım.

0
Please leave a feedback on thisx

“Hiç mi?” diye çaresiz bir soru döküldü dudaklarımdan. O an bunun cevabını niye merak ettiğimi bilmiyordum. Bu onu belli belirsiz gülümsetti ama buna rağmen çok da yumuşak olmayan bir sesle konuştu.

0
Please leave a feedback on thisx

“Gelmemi mi isterdin?” Sesinde kendi çaresizliği vardı. Sustum. Gelmesini istiyor muydum bilmiyorum ama gitmesini istemiyordum.

0
Please leave a feedback on thisx

“Şey,” dedim, ben artık bir adama güvenmekten korkuyordum. “Şey…” derken hâlâ elimde tuttuğum alyansın varlığını hatırlamamla görmesini istercesine cama kaldırdım. “Bu ne olacak?” O an ilk kez korkumla yüzleştiğimi hissettim. Galiba bunun cevabını almak istediğim kadar almak istemiyordum da. Karanlıkta belli olmayan renkli harelerindeki keder sanki ahizeye yansıyan nefesine döküldü.

0
Please leave a feedback on thisx

“Nerede olmasını istersen orada.”

0
Please leave a feedback on thisx

Nerede olmasını istersem orada.

0
Please leave a feedback on thisx

Kalbim hızla çarpmaya başladı. Korkudan mıydı, yoksa başka hangi duygudandı bilemiyordum. Bir süre konuşmadan sadece bakıştık. Bir süre sonra sanki benim bu sessizliğime artık tahammül edemezmiş gibi “İyi geceler,” diyerek aramayı sonlandırdı. Artık bana değil yere bakıyordu. Aklımı bulandıran hislerle perdeyi sertçe çektiğimde avucumda duran alyansla bakıştım. Bu… şimdi onu nereye koyduğumu bilemediğim gibi avuçlarımda duruyordu.

0
Please leave a feedback on thisx

Ayaklarım beni önce aşağı kata, sonra da dış kapıdan dışarıya taşıdığında kapının açılma sesiyle başını hızla kaldırdı. Bakışlarından o an bir sürü duygu geçti; şaşkınlık, bilinmezlik, endişe… Hepsi iç içe geçmiş bir şekilde yüzümde kenetlendiğinde ona doğru adımlamaya başladım. Kalbim kulaklarımda atıyordu. Neredeyse karşısına geçtiğimde sanki nefesini tutmuş gibi pür dikkat yüzüme baktı. Elimdeki alyansı kaldırıp “Bunun,” diye başladığımda ela gözlerinde bir burukluk taşıyordu. Yutkundu. Söyleyeceklerimi tartmaya çalışıyordu ama konuşmamı tamamlamam için tek laf etmedi. Bakışlarımı etrafta dolaştırarak toparlamaya çalıştım.

0
Please leave a feedback on thisx

“Ben bunun…” Gözleri gözlerime öyle bakıyordu ki bir an önce tamamlamamı ister gibiydi. Elimi cesaretle eline götürerek yüzük parmağına alyansı geçirdim. “Burada olmasını istiyorum.” Sesim sonlara doğru içime kaçmış, neredeyse duyulması zor bir hâl almıştı. Gözlerindeki burukluk taze bir parlamaya dönüşürken kalçasını yavaşça arabasından kaldırarak karşımda dikildi. Doğru duyup duymadığından emin olmak ister gibi bir hâli vardı. Gözlerimi ayaklarıma indirdim, daha fazlasına cesaretim yoktu.

0
Please leave a feedback on thisx

“Doğru mu duyuyorum?” diye mırıldandı, anlamlandırmak ister gibi. Sesinde ufak bir heyecan sezdim. O kadar ufaktı ki buna inanıp da tutunursa bu kez ağır yaralanacağının farkındaydı. Ona bakmadan yavaşça başımı salladım. Bu yedi yıllık evliliğimiz boyunca ona attığım ilk adımdı. “Gözlerime bak.” Ettiği iki kelime bir emir gibiydi, başımı kaldırarak gözlerine baktım. Bir adamın gözleri bu kadar kırgın bakabilir miydi? İçimde bir şey titredi. O bakışlarda yıllar süren bir sessizliğin yankısı vardı.

0
Please leave a feedback on thisx

“Gelmemi mi isterdin, diye sormuştun ya hani,” diye fısıldadım, sesim ondan korktuğum için değil hislerimden korktuğum için alçak çıkıyordu. Yıllar öncesinde biri bağıra bağıra sevmeme rağmen çekip gitmişti. Aramızdaki sessizlik uzayıp giderken karnıma korkudan mı heyecandan mı olduğunu bilmediğim ağrılar giriyordu. “Gitmeni istemiyorum.” Başını omzuna eğerek binlerce kez hayal kırıklığına uğradığı bakışlarını bana dikti.

0
Please leave a feedback on thisx

“Neden?” Dudağının kenarında buruk bir gülümseme oluştu. “Seni sevmekle lanetlenmiş bir adamım ben.” Eliyle yüzünü sıvazlayarak duygularını zapt etmeye çalışıyor gibiydi. “Ben senin dilencinim Ahu, kalırım ben, gitmem.” Sakin kalmak için çabaladığını hissettim. “Ama sen neden? Neden kalmamı istiyorsun Ahu?” Gözlerini elimdeki yüzüğe dikti. “Bu yüzük senin lanetin sanıyordum?” Sözlerinin altında ezildiğimi sandım.

0
Please leave a feedback on thisx

“Benim lanetim kendimim,” dedim gözlerine bakarak, “Kurtulamadığım duygularım, ondan çıkaramadığım hıncım.” Duraksayarak o günlere giden zihnimi durdurmaya çalıştım. “Ama sen her şeye rağmen kaldın, hep kaldın…”

0
Please leave a feedback on thisx

“Doğru,” dedi tıslarcasına gülerek. “Seni hep o kapının önünde bekledim, bir gün açarsın da yüzünü görürüm belki diye, ama sen bir gün olsun o kapıyı açmadın bana.” Kendi kendine başını salladı. “Tamam, ben o kapıyı hiç açmayacağını bilerek kaldım seninle ama senin her gün o kapının ardında başka birini beklediğini gördüğümde o kapıyı söküp atmak istiyorum Ahu!” Yutkundu, bunlar bir günün değil yılların sitemiydi. “Her sabah seninle aynı masaya oturup da gözlerinin içine baktığımda, orada hâlâ onu aradığını gördüm. Sessizliğinle kendi içinde ona yazılmış binlerce mektubu yuttum ben, Ahu. Her gece sen başka bir ismi uykunda fısıldarken ben kendi adımı içimde boğdum.” Başını iki yana salladı. “Yıllardır sende tek bir duygu uyandıramamışken, o herifin her şeye rağmen yıllar sonra bile seni bir bakışla yıkabilecek olmasını sindiremiyorum.” Dokunsam ağlayacaktı, gözlerini bile kırpmadan hınçla konuşmuştu. Acıyla yutkundum. Bunlar ilk yıllarda kalmıştı ama…

0
Please leave a feedback on thisx

“Özür dilerim.” Dolan gözlerimle yüzüne baktım. “Ama tüm bunları bilerek evlendin benimle.”

0
Please leave a feedback on thisx

“Evet,” dedi, içi yanarmış gibi hiddetle, “Buna rağmen, bile bile evlendim, ama şimdi buna rağmen bile bile kalamıyorum!”

0
Please leave a feedback on thisx

“Onu sevmiyorum,” dedim dolan gözlerimi kırpıştırırken. “Ona duyduğum şey sadece nefret…” Buna inanmak ister gibi baktı.

0
Please leave a feedback on thisx

“İstemiyorum…” Kararlıydı. “Nefret de bir bağdır! Ben,” dedi, “Senin olmadığın bir hayatı öğrenemedim. Ama sen… sen, benim olduğum hayatı hiç öğrenmek istemedin.” İçimde bir şeyler koptu. Endişeyle gözlerine baktım. Gözlerinde yorgun, sinirli bir adam vardı.

0
Please leave a feedback on thisx

“Gitmek mi istiyorsun?”

0
Please leave a feedback on thisx

“Neden kalmamı istediğini söylemedin?” dedi bundan yorulmuşçasına.

0
Please leave a feedback on thisx

“Gitme işte,” dedim hafif yüksek bir sesle,” Gitme.” Sessiz bir kabullenişle ufak bir nefes verdi ve beni kendine çekerek sarıldı. Beni bu kollarda kaç kez avuttu bilmiyorum ama ilk kez sıcaklığını bu kadar yakından hissettim.

0
Please leave a feedback on thisx

“Tamam,” dedi bir ağıt gibi, “Tamam,” dedi bir ceza gibi, “Tamam,” dedi binlerce defalık bir yenilgi gibi.

0
Please leave a feedback on thisx

Dünyayı kucaklar gibi kucakladı, sımsıkı sarıldı. Ellerimi sırtına koyduğumda beni kaburgalarına sokmak ister gibi ellerini sıkılaştırdı. İlk kez ona ellerimi sarmayı denemiştim. Gözlerimi kapattım, kendimi ona bıraktım. Başımı göğsündeydi, ılık nefesi saçlarımı okşuyordu. Parmakları sırtımda titredi, sanki her nefeste geçmişimizi tek tek elleriyle tutuyordu. Birlikte öylece kaldık, bu sarılmanın içinde kelimelerle açıklanamayacak bir duygu vardı.

0
Please leave a feedback on thisx

Başka hiçbir şey konuşmadan aynı eve girdik ama ayrı odalara geçerek birbirimizden ayrıldık. Odasında girmeden önce son bir bakış attı, sonra içeri girerek beni sessizliğe hapsetti. Aynı şekilde yatak odasına girdiğimde kalp atışlarımın sesini bastırmak için elimi kalbime yasladım. Tuhaftı… Odanın içindeki banyoya girerek yüzümü birkaç kez yıkadım. Aynada kendimle karşılaşma korkusundan kaçarak hızla odaya dönüp geceliklerimi giyip yatağa geçtim. Solum doğru dönere duvara baktım. Aramızda sadece bir duvar vardı, aslında bir duvardan daha fazlasıydı. Zihnimi kurcalayan düşüncelerle yatakta dönüp durarak bakışlarımı tavana diktim.

0
Please leave a feedback on thisx

Bugünkü karşılaşma hiç yaşanmamalıydı… Ondan nefret ediyordum. Onu düşünmek bile kalbimin ağrımasına neden oluyordu. Gece boyu bu düşüncelerle boğuşurken uzun zaman sonra ilk defa uyuyamamıştım. Sinirle ayağa kalkarak odadan çıktığım gibi mutfağa inerek psikolojik tedavi olduğum zamanlardan beri kullandığım uyku ilacımı bulup bir tane aldım ve bir bardak suyla yutarak hızla odama döndüm. Son yıllarda uykum neredeyse düzene girmişti, çok nadir alıyordum. Bu uzun zaman sonra aldığım ilk uyku ilacıydı. Yatağıma girdiğimde hapın etki etme süresi gelene kadar birkaç kez daha dönüp durdum. Fakat en sonunda gözlerime binen ağırlıkla hemen teslim olarak beni uyutmasına izin verdim.

0
Please leave a feedback on thisx

Gözlerimi araladığımda odaya dolan güneş gözlerimi kısmama neden oldu. Elimi ağrıyan başıma atarak alnıma sıvazlaya sıvazlaya yorgunlukla doğruldum. İlk yaptığım şey komodinimin üstündeki telefonumu almak oldu. Saatin öğleyi geçtiğini gördüm. Oflayarak yüzümü sıvazladım. Ne zaman bu uyku haplarını alsam böyle derin bir uykuya dalıyordum. Aceleyle yataktan kalktığım gibi nevresimini düzeltip elimi yüzümü yıkadım ve odadan çıktığım gibi Mercan’ın odasına koştuğumda kapısının açık olduğunu gördüm. Yatağı boştu, nevresimi düzeltilmişti. Bir hevesle koşturarak aşağı indim. Fakat yoktu, işe gitmişti. Son bir hızla mutfağa girdiğimde mutfağın ortasında duran bankonun üzerinde bir not kağıdı gördüm.

0
Please leave a feedback on thisx

“Gece uyuyamadığını hissettiğim için odana girmedim, bu yüzden notu buraya bıraktım. Sevdiğin börekten aldım, dolapta, mikrodalgada ısıtırsın.”

0
Please leave a feedback on thisx

Gülümsediğimin farkında bile değildim. Koşturarak dolaptaki kutuyu çıkarıp merakla içini açtım. Peynirli gül böreğinden almıştı. Onu hızla mikrodalgaya attığım gibi odaya çıktım. Bu güzel jestine karşılık vermeye karar verdim. Üzerime aceleyle ince askılı kırmızı bir elbise geçirerek dalgalı açık kahverengi saçlarımın ucunu fönle dalgalandırarak, dudağıma parlatıcı sürüp küçük çantamı omzuma takarak aşağı indim. Mikrodalgadan böreği alıp bir kaba koydum. Ayağıma kısa topuklu stilettolarımı geçirerek evden çıktım. Arabama binerek Mercan’ın bürosunun olduğu şirkete doğru sürdüm. Mercan kendi özel bürosuna sahip güçlü bir avukattı.

0
Please leave a feedback on thisx

Şirketin park yerine arabamı park ettikten sonra giriş kısmının olduğu tarafa doğru yürümeye başladığımda kalbimde bir heyecan vardı. Bunu yıllar sonra ilk kez hissediyordum. Saçlarımı özenle düzelttim, dudaklarımı birbirine bastırarak parlatıcımı kontrol ettim. Tam o sırada önümde duran bedenle duraksamak zorunda kaldım.

0
Please leave a feedback on thisx

O.

0
Please leave a feedback on thisx

Beni yıllar önce terk edip giden o adam.

0
Please leave a feedback on thisx

Elinde tutuğu çantasıyla karşımda dikilirken koyu kahve gözleri gözlerimi izledi. Bir zamanlar bu gözlerinde o kadar çok şeyimi yitirmiştim ki… Beni gördüğüne hiç de şaşırmış gibi değildi. Hayır bu adaletsizlikti. Ben onu unutabilmek için bir gençlik harcamıştım, ben onun gidişini unutabilmek için yıllarca tedavi olmuştum. Boğazıma dizilen sözlerin çıkmasından korktum. Benim bir daha ona vereceğim hiçbir şeyim yoktu, kalmamıştı. Fakat o şimdi gözlerime böyle, hiçbir şey yapmamış gibi acımasızca bakarken hayal kırıklığımı saklamaya çalıştım. Gözlerimin dolmasına izin veremezdim. Boştaki elini bana doğru uzattı.

0
Please leave a feedback on thisx

“Merhaba Naren.” İkinci adımı yıllar sonra onun dudaklarından duymak kalbimi öyle acıttı ki dişlerimi birbirine bastırdım. Bana bir daha asla böyle seslenmemeliydi. Sustum, söylenecek onca cümleyi yuttum. Bakışlarımı eline indirip iğrenç bir şeye bakarmış gibi iğretiyle baktıktan sonra tanımamazlıktan gelerek yanından geçip gitmek için bir adım atmıştım ki yeniden konuştu. “Evlenmişsin.” Çatılan kaşlarımla olduğum yerde durdum, ona bakmadım. “Unuttun mu beni?”

0
Please leave a feedback on thisx

Devam Edecek.

0
Please leave a feedback on thisx

Bir sonraki bölümü heyecanla bekleyenler?

0
Please leave a feedback on thisx

Zehra.

0
Please leave a feedback on thisx


0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Responses (0)
cancel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0
Would love your thoughts, please comment.x